YaşamEskiden Oynadığımız Oyunlar

Eskiden Oynadığımız Oyunlar

Sponsorlu Bağlantılar

Özellikle son zamanlar da herkesin diline bir söz dolanmış durumda. Her hangi bir durum olduğu zaman nerede o eski günler diye başlar. Bizde eskileri yad edelim dedik ve eskiden oynadığımız oyunları paylaşmak istedik. Gerçekten eskiden oynadığımız oyunlar da daha bir bütünlük olurdu. Şimdiler de böyle şeyleri göremez olduk. Bizde umut ediyoruz bari eskiler unutulmasın diye.

Evet gelin hep birlikte bakalım eskiden hangi oyunlar oynanırdı.

Eskiden Oynadığımız Oyunlar

 

Saklambaç Oyunu:

Her ortamda oynanabilen eğlenceli bir oyundu. Ebe seçilirdi, seçilen ebe duvara ya da seçilen alana kolunu koyarak yüzünü kapatıp saymaya başlardı. Ebe 10′a kadar sayardı ve önüm arkam sağım solum saklanan sobedir der gözünü açardı ve saklanan arkadaşlarını bulmaya çalışırdı. Saklanan arkadaşları ebe den önce sobelerse tekrardan yüzünü kapatarak saymaya başlardı. Ebe tüm arkadaşlarını sobe yapana kadar devam ederdi. Gerçekten unutulmayacak güzel oyunlardan biriydi.

 

Misket Oyunu:

Misket de bir diğer güzel ve eğlenceli oyundan biriydi. Küçük bir çukur kazılır, sırayla çukura bir kez misket atılırdı. Çukura misket girerse atan kişi yine atış atma hakkına sahip olur. Misket çukura girmezse sıra diğer oyuncuya geçer. Bir oyuncunun misketi çukura girdiğinde, kuyudan en fazla bir karış uzaklıktan ya yerden ya da diğer elini destek alarak diğer rakibin misketini vurmayı çalışır, bu şekilde ek puan alır. İkinci puan alma yolu ise oyuncu kuyudaysa ve diğer oyuncunun misketi kuyudan bir karıştan daha yakın mesafedeyse rakip oyuncunun misketini kuyuya alır, en fazla üç atışta rakibin misketini kuyunun dışına atarsa puan kazanır. Belirlenen puana ilk gelen oyuncu oyunu kazanır.

 

Köylü Şehirli Oyunu:

3 Kişi ile oynanan oyun bir röportaj oyunudur. Bir Sunucu şehirli ve köylü kadına yaşamları hakkında sorular sorar, köylü ve şehirli kadınların taklidi yapan çocuklar abartılı cevaplar verir.

 

İstop Oyunu:

En çok heyecanlı oyunlardan biriydi. Oyuncuların hepsi bir daire oluştururdu ve ortada bir ebe olur. Ebe topu arkadaşlarından birisinin ismini söyleyerek havaya atar. Top yere düşmeden ismi söylenen topu hava da yakalar ve o da bir başka arkadaşının adını söyleyerek topu havaya atar. Eğer topu hava da tutamadıysa, topu nerede yakalarsa istop diye bağırır diğer arkadaşları oldukları yerde kalırdı. Ebe sonra duran arkadaşlarından birini vurmaya çalışır. Vurduğu arkadaşı ebe olurdu.

 

Yağ Satarım Bal Satarım Oyunu:

Oyuncular çember oluşturup yere çökerler. Ebe elinde bir mendille yağ satarım, bal satarım, ustam ölmüş ben satarım tekerlemesini söyleyerek, çemberin etrafında dolaşır. Daha sonra mendili istediği birinin arkasına koyar ve koşmaya başlar. Mendili bıraktığı kişi arkasına konulan mendili fark ettiğinde, ebenin peşinden koşmaya başlar. Eğer ebe, yakalanmadan onun yerine oturursa, diğer oyuncu ebe olur, yakalanırsa tekrar ebe olur.

 

Birdir Bir Oyunu:

Oyunun başında bir ebe seçilir. Ebe öne doğru eğilerek ellerini dizlerinin üzerine koyar. Diğerleri bir kaç metre arayla sıra oluşturur ve oyuncular sırayla koşarak eğilmiş duran ebenin üzerinden ellerini sırtına bastırıp bacaklarını açarak atlarlar. Dengesini kaybeden ebe, yine ebedir. Ya da düşen oyuncu yanmış sayılır ve ebe olur.

 

Evcilik Oyunu:

Evin hanımı çamurdan yemekler yapar, erkek ise yemekte kullanılmak üzere çalı çırpı ve ot gibi çeşitli malzemeleri toplar ve eve getirir. Gazete ve kullanılmayan kağıtlar para yerine geçer. Bakkal amca, yerlerden topladığı bisküvi, çikolata ambalajlarının içini taşlarla doldurur ve bakkalında ürün satmaya hazır olur. Yalancıktan olan her şey, çocukların büyüklerini taklit ettiği diğer yaşam biçimi ile devam eder.

 

Bom Oyunu:

Oyuncular daire şeklinde yere otururlar. Birinci oyuncu bir diye bağırır, ikinci oyuncu iki diye saymaya devam eder. Beş ve beşin katlarında bom diye bağırılır. Oyun çok hızlı oynanır ve duraksayanlar, yanlış yerde bom diyenler ve bom demeyi unutanlar elenir.

 

Kibrit Oyunu:

İki kişi ile oynanır. Kibrit kutusu, baş ve işaret parmakları ile tutularak döndürülüp havaya atılır. Kutu dik gelirse 10 puan kazanılır, yan kısmı üzerine düşerse 5 puan alınır. Dik ve yan gelmeden düşerse hak karşı tarafa geçer. En çok puan toplayan oyunu kazanır.

 

Körebe Oyunu:

Oyuncunun gözleri bir mendil veya bir eşarp ile bağlanır. Oyuncunun etrafı görmediğinden emin olduktan sonra herkes gözü bağlanan kişi etrafında döner ve ona dokunur. Körebe onları yakalamaya çalışır, eğer birini yakalarsa onu yüzlerini ve kollarını yoklayarak tanımaya çalışır ve adını söyler. Yakaladığı kişinin adını yanlış söylerse Körebe olmaya devam eder, eğer doğru isim söylerse yakalanan Körebe olur.

 

Dokuz Taş Oyunu:

8 ya da 10 kişi ile oynanır. Öncelikle iki grup oluşturulur. Grup 4 veya 5 kişiden oluşur. Daha sonra ağır olmayan taşlar –genelde küçük mermer taşlar kullanılır- üst üste dizilir. Ebe olarak seçilen kişi, elindeki top ile belli bir uzaklıktan taşları devirir. Devirdiğinde hemen kaçması gerekir. Top bu defa diğer gruptadır ve ebe olan oyuncu ve ebe olanın bulunduğu gruptaki oyunculara taşları dizdirmemeye çalışır. Ebe ve grubundaki oyuncular, taşları vurulmadan dizdiğinde oyunu kazanır.

 

Yakar Top Oyunu:

Birinci takımdaki iki kişi, 5-6 metre uzaklıkta karşılıklı olarak durur ve ortalarında duran rakip takımın elemanlarını top ile vurmaya çalışır. Topu atan takımın amacı, ortada duran ve topa vurulmamaya çalışan takımın elemanlarını elle attıkları topla vurmaktır. Şayet, ortadaki oyunculardan vurulan oyun dışı kalır. Topu atan takım, diğer takımın tüm elemanlarını vururlarsa ortada oynamaya hak kazanır, vuramazlar ise atıcı olmaya devam ederler. Ortada duran takımın elemanları, topu havada yakalar ve tutarsa bir can kazanır. Ne kadar çok can kazanırsa o kadar ortada oynamaya devam eder.

 

Lastik Atlama Oyunu:

Genelde kız çocukların oynadığı bir oyundur. Uzun bir don lastiği ve bol sayıda kızla oynanır. İki kız çocuğu belli bir uzaklıkta karşı karşıya durur ve ayak bileklerinde don lastiği vardır. Birler, İkiler, Üçler, Dörtler ve Beşler olmak üzere seviyeleri vardır.

 

Mendil Kapmaca Oyunu:

Ortada mendili tutacak bir ebe seçilir. Sonra çocuklar aldım verdim ben seni yendim oyunuyla iki gruba ayrılırlar. Çizgilerden çıkış yapan çocuklar arasında mendili yakalayan yakalayamayanı mendille ebelemeye çalışır.

 

Gazoz Kapağı Oyunu: 

Bir misket oyunu taklidir. Burada oyun araçlarınız misket yerine gazoz kapakları ve elinize oturan bir taş parçasıdır. Mermerden olanları tercih sebebidir.

 

Sek Sek Oyunu:

Herkes tarafından bilinen sek sek oyunudur. İlk gidiş bitince sondan başa dönüş yapar. Başta çift ayak gidiş dönüşün ardından tek ayak gider ve tamamladığı karelerin içine ismini yazmaya başlar. Başkasının kutusuna basmadan gidiş dönüşü bitiren oyunu kazanır.

 

Dokuz Taş Oyunu:

8 ya da 10 kişi ile oynanır. Öncelikle iki grup oluşturulur. Grup 4 veya 5 kişiden oluşur. Daha sonra ağır olmayan taşlar –genelde küçük mermer taşlar kullanılır- üst üste dizilir. Ebe olarak seçilen kişi, elindeki top ile belli bir uzaklıktan taşları devirir. Devirdiğinde hemen kaçması gerekir. Top bu defa diğer gruptadır ve ebe olan oyuncu ve ebe olanın bulunduğu gruptaki oyunculara taşları dizdirmemeye çalışır. Ebe ve grubundaki oyuncular, taşları vurulmadan dizdiğinde oyunu kazanır.

Not: Takım kurmak için iki kişi ortaya bir çizgi çeker ve o çizgi üzerinde “Alırım veririm, ben seni yenerim” tekerlemesiyle birbirlerine doğru sırayla ilerler. Son adımlara gelindiğini anlayan kişi –eğer sıra onda ise- “Aldım verdim, ben seni yendim” der ve takımını seçmeye hak kazanır.

 

Bezirganbaşı Oyunu:

Bezirganbaşı tekerlemesi ile ebe seçilir. Oyuncular seçilen 2 ebe’nin kolları altından tekerleme eşliğinde geçerler. Başta verilen isimleri bilemeyenler ebelerin arkalarına geçerler ve 2 farklı takım oluşturulur. Ardından ortaya bir çizgi çizilir ve 2 takım çizinin gerisine ip ile kim düşecek çekişmesi yapar.

Sizler de oynadığınız oyunları bizlerle paylaşabilirsiniz.

 
Sponsorlu Bağlantılar
 

İlginize Değer ›

 
 
 
Alemdar - 18 Nisan 2012
 
 

Nasıl Buldular? ›

 
eskiden oynanan oyunlar eskiden oynadığımız oyunlar eskiden hangi oyunlar oynanırdı eskiden oynanan oyunlar nelerdir saklambaç oyunu körebe oyunu eskiden oynanan oyunlar resimli eski oyunlar eskiden oynanan oyunlarda söylenen tekerlemeler oynadığımız oyunlar
 
 

Notlar ›

 
Manavlar: Manavlar, özellikle Batı Anadolu'da yoğunlaşan Türkmen Türk soylu halk.
Eskidendi O: Eskidendi O, sözleri Cemal Işıkhan'a ve müziği Ali İhsan Kısaç'a ait hicaz makamındaki şarkıdır.
Oyun: Oyun, genellikle boş vakitleri değerlendirmek için yapılan eğlendirici ve bazen de öğretici faaliyet.
Oyunlarla Yaşayanlar: Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay'ın yazdığı tek tiyatro oyunu.
Oyun kuramı: Oyun kuramı, İstatistik biliminin, sosyal bilimlerde (en fazla ekonomide olmak üzere), biyoloji, mühendislik, politik bilimler, bilgisayar bilimleri (temel olarak yapay zekâ çalışmaları üzerinde) ve felsefede kullanılan bir dalıdır.
 

0 Yorum ›

 

Eskiden Oynadığımız Oyunlar Hakkında Yorum Yap

Dikkat: Mesaj yazarken Eskiden Oynadığımız Oyunlar ile ilgili bilgi verirseniz site kullanıcıları da bu bilgilerinizden yararlanacaktır. Konu hakkında bilgi içeren mesajlarınızı bekliyoruz.