EğitimİlköğretimÇanakkale Zaferi İle İlgili Yazı Arayanlara – Çanakkale Yazıları

Çanakkale Zaferi İle İlgili Yazı Arayanlara – Çanakkale Yazıları

Sponsorlu Bağlantılar

Çanakkale savaşının önemini vurgulayan yazı arayanlar için paylaşıyorum. Zira Çanakkale Zaferinin önemini anlamak millet olarak gerçekten ihtiyaç duyduğumuz bir konu. Bu zaferin bize kazandırdıklarını ne kadar yazarsak yazalım bitmez. Çanakkale zaferi ile ilgili yazıları okumanızı istiyorum. Lütfen…

çanakkale zaferi ile ilgili yazı, çanakkale ile ilgili yazı, çanakkale zaferi ile ilgili yazılar, çanakkale zaferi ile ilgili kompozisyon, çanakkale zaferi ile ilgili kısa yazı, 18 mart çanakkale zaferi ile ilgili yazı, çanakkale şehitleri ile ilgili yazı, 18 mart çanakkale zaferi ile ilgili yazılar, çanakkale ile ilgili yazılar vs..

Çanakkale Zaferi İle İlgili Yazı Arayanlara – Çanakkale Yazıları

Çanakkale Zaferi İle İlgili Yazı

Çanakkale’de İnsanlık Dersi

Baştanbaşa bir destandır Çanakkale.. Mehmetçiğin aslanlaştığı aynı zeminde şefkat kahramanı kesildiği.. yokluğun varlığa galebe çaldığı.. imanın zaferinin bayraklaştığı.. toptan bir milletin istikbalini pazara çıkarıp ölüm kalım mücadelesi verdiği yerdir Çanakkale…

Anlatılamayacak kadar çok harikulâde hadisenin vuku bulduğu, ehl-i keşfin işaretiyle, Rasûlüllah’ın da ruhaniyeti ile hazır bulunduğu Çanakkale hakkında pek çok kıymetli eser kaleme alınmıştır. Bu nadide eserleri okurken insan, kimi zaman göz yaşlarıyla, kimi zaman coşan bir gönülle, kimi zaman mahzun ve mükedder, kimi zaman da iftiharla olup bitenleri sanki bir sinema ekranından seyrediyormuş gibi olur ve 80 yıl önceki olayları hayalinde bir kere daha yaşar. Akıl almaz hadiseler, dehşetengîz olaylar zaman zaman insana gayri ihtiyarî “olamaz böyle şey” dedirtir.

Japonların maziden çok iyi ders aldıklarını, Hiroşima ve Nagazaki’nin bir kısmını II. Dünya Harbi sonundaki durumuyla aynen bıraktıklarını, çocuklarını önce modern fabrikaları gezdirip ardından bu iki şehri ve tahribin boyutlarını gezdirip göstererek, “Eğer siz, çalışmaz ve o modern fabrikaları daha da ileri götürmezseniz, birileri gelir yine sizin memleketinizi bu hale çevirir” şeklinde ders verdiklerini okumuştum. Tarihten ders alabilen milletlerin geleceğe daha güvenle bakacakları da bilinen bir gerçektir.

İşte Çanakkale, ders alacak o kadar çok yönü olan bir hadisedir ki, belki de Asr-ı Saadet istisna edilecek olursa bir benzeri görülmemiş bir mücadeledir. Evet o derslerden biri de imanla gerilmiş Mehmetçiğin akıllara durgunluk veren insanlık dersidir. Ateş çemberi içinde mürüvvet sergilemesi, şefkat ve merhamet kanatlarını sonuna kadar yerlere sermesi, aciz ve mahtaçların imdadına koşması eşine az rastlanır bir düzeydedir. Bu minvalde sayısız örneklerinden bir kaçını müsaadenizle arzedeyim…

* * *

Hüseyin isminde bir er yaralanmış ve sargı yerinde tedaviye alınmıştı. Ancak yarası çok ağırdı. Durumunun ümitsiz olduğunu kendisi de hissediyordu. Onu çok seven arkadaşları etrafında pervane gibi dönüyor, son anlarında can dostlarını mutlu etmek için elinden geleni yapıyorlardı. Bu arada hastalara taze ekmek gelmişti. Hemen bir yarım somun da ona uzattılar. Hüseyin somunu aldı, tam ısıracakken birden durakladı; ve yeniden ekmeği başucunda bekleyen Mehmetçiklere uzattı. Onların yemesi için ısrarı üzerine, sahabe ahlakını çağrıştıran şu sözleri söyledi:

“Kardaşlarım!.. Bu ekmeği benim yemem doğru değildir. Ben nasıl olsa şimdi işe yaramadan öleceğim.. alın, bunu çarpışacak yiğitlere yedirin de ekmek boşa gitmesin…”

* * *

General Guro anlatıyor:

Bir gün, bir taarruz sonrası cepheyi dolaşıyordum, yaralı bir Fransız subayını gördüm ve elini sıkmak istedim. Elimi sıkmadı ve “benim değil, şu Türk subayının elini sıkınız, o olmasaydı ben şimdi ölmüştüm” diyerek ilerde baygın yatan Türk subayını gösterdi. Sebebini sordum, subay şöyle devam etti:

“İkimiz de ağır yaralı idik. O kendi yarasına aldırmadan sargı paketini çıkardı ve benim şaşkın bakışlarım arasında boynumdaki yarayı sardı. Rica ederim, yalvarırım onu kurtarınız.”

General çok meraklanır, acaba bu Mehmetçik neden kendi yarasına bakmamış da, düşmanını tedaviye çalışmış. Merakını yenemeyip işin aslını soruşturur ve şunları öğrenir.

O Fransız subayı yaralanmıştır. Bir kenara çekilir, elini cebine atar ve cebinden cüzdanını çıkarır. Cüzdanın içinden yaşlı bir kadın fotoğrafı çıkarıp, bakar, bakar, sonra öper, yüzüne gözüne sürer… Mehmetçik, onun annesi olduğunu tahmin etmiş ve demiştir ki: “Beni bekleyen ne annem var, ne de babam… Ben ölsem arkamdan ağlayan kimsem olmaz… Ama bu arkadaşın onu bekleyen bir annesi var. Bari o sağlığına ve annesine kavuşsun…”

* * *

Harbin en çok kızıştığı bir hengamda birkaç İngiliz subayı esir alınır. Hemen cephe gerisine götürülür. Yaralı olanlarının tedavisine bakılır.

Mehmetçik yokluklar içinde mücadele vermektedir. Haftada bir etli yemek bulurlarsa bayram ederler, çoğu zaman da bir kuru ekmekle geçiştirirlerdi. Fakat karşı taraf içeceği şaraptan çukulatasına kadar herşeyi tam tekmildi.

Derken yemek vakti sargı yerine taze ekmek getirilir. Mehmetçik, taze ekmeği esir subaylara verirler ve kendileri kuru ekmeğe talim olurlar. İngiliz subaylar, bu işte bir iş var, ekmeği zehirlemiş olmasınlar sakın, diyerek yemeğe yanaşmazlar. Bizim Mehmetçik ne kadar yeyin, dediyselerde anlatamazlar. Nihayet, ingilizce bilen Türk subayı gelir. İşi öğrenir ve sebebini sorar Mehmetçikten. Tam bir Anadolu delikanlısının saffeti içinde şöyle cevap verir:

“Kumandanım, madem bu adamlara bakacağız, yedireceğiz. Bari taze ekmek yesinler, onlar bayat ekmeğe alışık değillerdir. Biz zaten askere gelmeden evvel de köyde bayat ekmek yiyorduk…”

* * *

Çanakkale’de yedi oğlundan dördünü şehid veren Samsun’un Bekdiğin köyünden Ali Çavuş’un hikayesi de çok ilginçtir. Harbin son dönemleridir. Mehmetçik süngüyle hucuma kalkar ve düşmanı geri püskürtür. Geri kaçarken bazı yaralı düşman askerleri de siperlerde kalır daha geri gidemezler. Ali Dayı, düşman askerlerinden iki tane Anzak askerini bu şekilde siperde yaralı bulur. Bunları tutar tedavileri için cephenin arkasına getirir. Orada bir kısım tedavileri ile ilgilenir. Nihayet harp biter. Sekiz ay bu cephede harp eden Ali Dayı, harp bitince bu iki esiri yanında İstanbul’a getirir. Kimse zarar vermesin diye de üzerlerine Türk askeri üniformasını giydirir. Oradan doğru memleketi Samsun’a. Samsun’un Bekdiğin köyüne alır getirir. Köylü bu iki yabancıya kucak açar bunları bağrına basar. Derken iki Avustralyalı 1916 yılında Samsun’da yaşamaya başlarlar. Kendilerine gösterilen tarlayı ekerler, biçerler. Sıcak bir dostluk atmosferi oluşur. Hayat alabildiğine hoş ve huzurlu devam ede dururken, bir gün Ali Dayı bunları melûl mahzun görür. Sebebini sorar. Memleketinden çok uzakta olan bu iki asker, kendi topraklarını ve akrabalarını özlemiştir. Ali Dayı durumu anlar. Hemen ne yapabileceğini düşünür. Nihayet, çareyi hanımının altınlarını istemede bulur. Bu ikisini alır doğru İstanbul’a. Araştırır, soruşturur hemen yakında Avustralya’ya kalkacak bir gemi bulur. Ali Dayı, eşinin altınlarını bozdurur, bu iki Anzak askerinin biletlerini alır, yanlarına azık temin eder ve uğurlar…

* * *

İşte, imanla yoğrulmuş bu şefkat abideleri, haksız yere kimseye kıymamışlar. Hatta, civanmertlikleri sayesinde düşmanları tarafından bile takdir görmüşlerdir. Öyle ya fazilet odur ki, düşman dahi takdir etsin. Şimdilerde bu ruha başta bizim ve daha sonra da bütün insanlığın ne kadar ihtiyacı var. Evet bu yüce duyguları biz nereden aldık ve nasıl kaybettik. Üzerinde uzun uzun durulmaya değer…

Ali Ünsal

Çanakkale Zaferinin Önemi İle İlgili Yazı

Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara savaşlarıdır. İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti konumundaki İstanbul’u alarak boğazların kontrolünü ele geçirmek, Rusya’yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, Alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı’na girmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olacak, iki tarafın da çok ağır kayıplar vermesiyle İtilaf Devletleri geri çekileceklerdir.
Çanakkale Savaşları, ilgili bütün ulusları derinden etkilemiştir. Avustralya ve Yeni Zelanda’da Anzak Günü adıyla her yıl düzenli bir seramoni tekrarlanır. Ayrıca Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar o gün toplanarak Gelibolu Yarımadası’ndaki Anzakların (ANZAC: Australian and New Zeland Army Corps) çıkartma yaptıkları Anzak Koyu’na gelerek atalarının savaştıkları bu yeri ziyaret ederler.
Bu savaşlarda İtilaf subaylarının bile takdirini toplayarak yıldızı parlayan Mustafa Kemal, 8 yıl sonra Türk Kurtuluş Savaşı’nda milletine önderlik edecek, savaş sonunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olacaktır.

Çanakkale Zaferin İle İlgili Bir Yazı Daha

Bu yüce ve büyük savaş bir ülkenin damarlarındaki vatan sevgisini gösteren ve tarihe “Çanakkale geçilmez” diye not düşülmesini sağlamış büyük bir zaferdir. Düşman donanmaları eğer Çanakkale’yi geçecek olurlarsa 1.dünya savaşını daha hızlı kazanacaklarını ve her şeyin son bulacağını biliyorlardı. Hatta yapılan planlarda Çanakkale boğazının 2 saat içinde fetih edileceğini not düşmüşlerdi kendi dokümanlarına.

Fakat bilmiyorlardı. Bu vatan için savaşmaya değil ölmeye gelmiş olan bir Türk milletinin var olduğunu. Anadolu kadınının kimi oğlunun eline, kimi oğlunun saçına kına yakarak göndermişti savaşa. Ve eklemişlerdi ‘’ ben oğlumu bu vatana kurban olsun diye gönderdim, benim bir oğlum ölür bin oğlum doğar’’ diye.

Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve askerleri bir an bile olsun dönmeyi düşünmediler. Mustafa Kemal ATATÜRK askerlerine bu yüzden şöyle emir verdi ‘’Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçebilir.’’ İşte bir millet elinde silahı olmasa da, düşmana atacak mermisi olmasa da yüreğinde vatan sevgisi ve geride bıraktıklarının güvenliği için ruhunu ve canını ortaya koyarak böyle savaştı ve düşman kuvvetlerini bu boğazdan yani Çanakkale’den geçirmedi. Biz böyle bir neslin devamıyız. Bu yüzdendir ki bu vatan toprağının her bir parçasına âşık doğar Türk çocukları. Ve hiçbir zaman unutmazlar atalarının kanları ile bu toprakların sulandığını. Bu yüzden üstüne bastığımız şeye yabancılar toprak parçası derken biz Vatan adını veriyoruz.

Mustafa Kemal ATATÜRK beklide kurduğu şu cümleler ile bizim nasıl bir millet olduğumuzu ve dünyaya nasıl ders verdiğimizi bir kez da göstermiş oldu işte Çanakkale’de ölen askerler işin Mustafa Kemal ATATÜRKÜN kurduğu cümleler ‘’ Şimdi dost bir ülkenin topraklarında yatıyorsunuz. Huzur içinde uyuyun. Bizim için Mehmetler ile Jonny’ler arasında bir fark yok” dediğini ve yabancı şehitlerin annelerine de ”Oğullarını uzak ülkelerden buraya gönderen anneler siz de gözyaşlarınızı silin. Oğullarınız şimdi bizim bağrımızda huzur içinde yatıyor. Canlarını bu ülkede kaybederek, onlar artık bizim de evlatlarımız oldu’’ demiştir. İşte biz böyle bir neslin torunlarıyız. Bunu sakın unutmayın ve unutturmayın.

 

 
Sponsorlu Bağlantılar
 

İlginize Değer ›

 
 
 
admin - 07 Kasım 2012
 
 

Nasıl Buldular? ›

 
anakkale zaferi ile ilgili yaz çanakkale yazıları çanakkale ile ilgili kompozisyon çanakkale zaferi ile ilgili yazı ?anakkale zaferi ile ilgili yaz? çanakkale zaferi ile ilgili yazılar çanakkale ile ilgili yazı çanakkale şehitleri ile ilgili resimler çanakkaleyazıları çanakkale ile ilgili kısa yazı
 
 

Notlar ›

 
Çanakkale Savaşı: Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.
Çanakkale Dardanelspor: Çanakkale Dardanel Spor Kulübü, Çanakkale ilinde bir spor kulübüdür. Bugünkü adını 1991 yılında almıştır.
Çanakkale Boğazı: Çanakkale Boğazı (Yunanca: Δαρδανέλλια, Dardanellia ya da Ελλήσποντος, Hellespontos) , Marmara Denizi'ni Ege Denizi'ne bağlayan boğazlardan birisidir.
Çanakkale (il): Çanakkale ili, Türkiye Cumhuriyetinin kuzeybatısında, topraklarının büyük bölümü Marmara Bölgesi sınırları içinde kalan, 25° 40' - 27° 30' doğu boylamları ve 39° 27' - 40° 45' kuzey enlemleri arasında 9.887 km²'lik bir alan kaplayan, Asya (Anadolu) ve Avrupa (Trakya) kıtalarında toprakları bulunan, kendi adını taşıyan boğaz ile ikiye bölünmüş bir şehirdir.
İlgili Taraflar: İlgili Taraflar (İng. Both Parties Concerned), ABD'li yazar J. D. Salinger'ın ilk kez 26 Şubat 1944'te Saturday Evening Postta yayınlanan öyküsü.
İlgili minör: İlgili minör, belli bir Majör gam ile aynı donanımı paylaşan natürel minör gama verilen isimdir. Herhangi bir Majör gamın ilgili minörünü bulmak için, o Majör gamın altıncı derecesini bulmak veya gama ismini veren notanın üç yarım ses gerisindeki notayı bulmak yeterlidir.
Yazılım: Yazılım (İng. software), değişik ve çeşitli görevler yapma amaçlı tasarlanmış elektronik araçların birbirleriyle haberleşebilmesini ve uyumunu sağlayarak görevlerini ya da kullanılabilirliklerini geliştirmeye yarayan makina komutlarıdır.
Edebiyat: Edebiyat olay, düşünce, duygu ve hayalleri dil aracılığı ile estetik bir şekilde ifade etme sanatıdır.
Yazıt: Yazıt ya da Kitabe, genelde anıtsal bir eserin üzerine tanıtım ve bilgilendirme amaçlı yazılara verilen addır.
Yazıcı: * Yazıcı - Bilgisayar donanımı
Çanakkale Savaşı: Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.
Çanakkale Dardanelspor: Çanakkale Dardanel Spor Kulübü, Çanakkale ilinde bir spor kulübüdür. Bugünkü adını 1991 yılında almıştır.
Çanakkale Boğazı: Çanakkale Boğazı (Yunanca: Δαρδανέλλια, Dardanellia ya da Ελλήσποντος, Hellespontos) , Marmara Denizi'ni Ege Denizi'ne bağlayan boğazlardan birisidir.
Çanakkale (il): Çanakkale ili, Türkiye Cumhuriyetinin kuzeybatısında, topraklarının büyük bölümü Marmara Bölgesi sınırları içinde kalan, 25° 40' - 27° 30' doğu boylamları ve 39° 27' - 40° 45' kuzey enlemleri arasında 9.887 km²'lik bir alan kaplayan, Asya (Anadolu) ve Avrupa (Trakya) kıtalarında toprakları bulunan, kendi adını taşıyan boğaz ile ikiye bölünmüş bir şehirdir.
 

0 Yorum ›

 

Çanakkale Zaferi İle İlgili Yazı Arayanlara – Çanakkale Yazıları Hakkında Yorum Yap

Dikkat: Mesaj yazarken Çanakkale Zaferi İle İlgili Yazı Arayanlara – Çanakkale Yazıları ile ilgili bilgi verirseniz site kullanıcıları da bu bilgilerinizden yararlanacaktır. Konu hakkında bilgi içeren mesajlarınızı bekliyoruz.